Cumartesi, Şubat 28, 2004 2:48 ÖS
Sizi domuzlar sizi,domuzlar gibi çürüyorsunuz.
İçinizde en çoğu var en azını kullanıyorsunuz, beni duyuyor musunuz ha?
İçinizde milyonlar var kuruşları harcıyorsunuz.İçinizde bir dahi var deliliği düşünüyorsunuz.İçinizde bir kalp var boşluklar hissediyorsunuz.Hepiniz.her bir,hepiniz..
Harcamanız için savaş gerek.Düşünmeniz için engel gerek.Büyümeniz için bi meydan okuma gerek.Kalan zamanda yerinizde sayıyorsunuz.Domuzlar sizi!
Tamam ya! allah sizi kahretsin!Ben size meydan okuyorum,ben.
Ölün yada yaşayıp büyük olun.Kendiniz havaya uçuran nalları dikin yada bana gelin sizi heybetli yapıyım.Ölünm sizi kahrolasılar,ya da gelip beni Gully Foyle u bulun ve sizi büyük yapayım.
Size yıldızları vereyim .Sizi adam ediyim!
Alfred Bester,"kaplan! kaplan!",6.45 yayınevi
heyyah heyyah heyyah
yahey yahey yahey yahey hey hey hey hey heeeeeeeeeey
Perşembe, Şubat 26, 2004 1:37 ÖÖ
yok be olm.. kasmıyorum ben. kassam böyle olmaz heralde 8) . celal' de sizi hörmetle andı bu gece. gerçi sızdı erkenden o 8) . haftasonuna jack daniel's diyorum ben şu noktadan sonra.
bugün kadıköy'deyken şimdiye kadar kaç defa barın kapanış saatine kadar içyiğimi düşündüm de. sanırım ufak türlüsünden bir hikaye yazarım yahu. hangi bar nasıl kapanır, kaçta kapanır. en son kimler kalır vs. ya da sallayın gitsin, boş bir konu. gerçi herkes dolu ya. bende boşluktan sitem ediyorum.
velhasıl kardeşlerim,
yaşamak varsa ölmek de var,
sevmek varsa ayrılmak da var,
sevinç varsa hüzün de var,
heyecan varsa sakinlik de var,
açlık varsa tokluk da var,
cahil varsa bilgili de var,
boÅŸ varsa dolu da var,
ayık varsa sarhoş da var,
beyaz varsa siyah da var,
kazanan(!) varsa kaybeden de var,
onlar varsa biz de varız!
Salı, Şubat 24, 2004 5:24 ÖS
oy oy oy..
% 50 lik meret nemenem birşeymiş öyle. kafam kazan gibi hala.. yüklemede sınırı aşmışım baya. 6 bira üzerine 3 duble kulüp rakısı.. of of.. anason kokusu geliyor hala bir yerleden. aha! kahve içeyim ben en iyisi..
oy oy oy..
erkan oÄŸur'dan baÅŸka bir yorum ve paylaÅŸmak istediÄŸim
Pazartesi, Şubat 23, 2004 1:39 ÖÖ
Bir şuh-i sitemkar yine saldı beni derde
Koydu nitekim başımı bin türlü kederde
Ağlar (gezerim) dururum, her gece, her vakt-ı seherde
Sevdim seveli terk edemem hayr ile ÅŸerde
Bir misl-i melek, zat-ı peri, hüsnü beşerde
(can verip yadıma geldikçe o şen hatıra..yar neyleyim senin ruhun senin gönlün senin sinende ararım )
Gül, bülbüle, aşık mı nedir zarını bekler
Pervane dahi yanmak için narını bekler
Sevdalı gönül gözü yaralı ırak yarını bekler
Sevdim seveli terk edemem hayr ile ÅŸerde
Bir misl-i melek, zat-ı peri, hüsnü beşerde
bunu yazan aklı zihniyete yapılacak iki şey vardır. ya t...ak geçip ortaya alıp oynatmak, ya da baş tacı etmek ve göğe kaldırmak. biz ikincisini seçeriz ki ağlarız her duyduğumuzda. ya siz?
basitlik suç değildir, utanmayın. anlayamayabilirsiniz. siz sadece böyle yaratılmışsınızdır. belki bizden fazla para kazanırsınız, belki bizi yönetirsiniz, belki hayatı daha dolu yaşarsınız, vs.
ama sadece sizce böyledir. siz bilemezsiniz hayatın kıymetini azrail size selamın aleyküm diyene kadar. biz ise her gün aleyküm selam deriz.
kaybedenlere,
tutunamayanlara,
boÅŸverenlere,
boşvermeye çalışanlara,
mevlevilere,
küfürbazlara,
beyaz zencilere,
aşağıya tırmananlara,
varoluşçulara,
nihilistlere,
yer altında yaşayanlara selam olsun..
ash tray'den rubailer
insan ola,
beri gele,
nasibini almaya,
tiz kellesi vurula,
nam olmaya,
kendin buluna.
yine ÅŸarap denile,
dünya döne tersine,
kimi der düze,
kimi der düzüle.
2000 yıl geç gelmişiz dünyaya. biz erdem peşindeyken, insanlar para ve güç peşindeyken çok büyük bir farklılık bu. bize bize lazım, başka bir şey değil. bak erkan oğur'a .. türkülerle konuşmayı unutmuş adam...
yarim senden ayrılalı mesela...
yarim senden ayrılalı,
hali zaman oldu gel gel,
bak gözümden akan yaşım,
ab-ı reva oldu gel gel,
oldu gel gel.
--
böyle mi olur küsüp gitmek,
seni seveni terk etmek,
haram oldu yemek içmek,
iÅŸim figan oldu gel gel,
oldu gel gel.
--
kul aşık eller varmaya,
varıpta haber sormaya,
yetiş namazım kılmaya,
seni seven öldü gel gel,
öldü gel gel.
--
okumayanlara mesaj olsun diye, kusmak olsun diye değil. evet gözyaşı akıtır bu yorum. ama asıl demek istediğim, şunu görebilmek lazım; ölüm!
hepimiz bir noktada fuad'ı kırarız. bizi birleştiren bu. hepimiz hayata hayal kırıklığıyla devam ediyoruz. hepimiz bizi doğurmasalardı diyoruz, vazgeçip hayattan, sonra bir şekilde birbirimizden omuz alıp geri dönüyoruz. kan akıtmak istiyoruz. ama ölüm gerçek! hepimiz bir noktada öldük. geriye ne kaldı peki?
sizden geriye ne kaldı?
en kötü anımı gördünüz, umarım en iyi anımda da siz yanımda olursunuz, kan kardeşim, can dostlarım, eski dostlarım, sevdiklerim...
"..ne ettik ne gördük şu fani dünyada kötülükten gayri...."
oylama
Perşembe, Şubat 19, 2004 8:28 ÖS
ben elimi kaldırıyom. Atakan da kaldırıyomuş, eh artık berkay da indiriversin...
ve karanlık çökünce
Salı, Şubat 17, 2004 9:57 ÖS
önce şarap içtim, fazla bir şey çıkmadı şişeden. ama ömer hayyam geldi, rubai okudu. baudleaire geldi geyik yaptı gitti.
sonra votkaya dadandım, dostoevski geldi. içimi sıktı gitti.
birazdan da rakıyı açacağım, orhan veliyi davet ettim, o gelecek. o mutlaka şunu diyecektir:
dağ başındasın
derdin günün hasretlik
akÅŸam olmuÅŸ
güneş batmış
içmeyip de ne halt edeceksin?
görüşmek üzere.
ömer hayyam'dan rubailer
Kendi isteğimle mi geldim bu dünyaya?
Yaşarken artan şey yalnızca şaşkınlığımdı.
�imdi kendi isteğimle mi gidiyorum sanki?
Daha niye gelip gittiÄŸimizi bile bilmiyoruz.
-
Üzgün gönllerin sevincidir şarap
O güzelim üzümlerin süzülmüş, tertemiz.
Bu mükemmel suya neden kötü demişler?
Bu kötülükten siz bana üç dört kase verin.
-
Çaresiz olma, ey doğru yolun yolcusu;
Sakın çıkma doğruluktan, serseri olma;
Erenler gibi, kendi içine sefer et:
Dünyaya kanma, sen görenlerdensin.
-
Ey kör! boştur bu yer, bu gök, bu yıldızlar boş!
Onu bunu bırakta hoş tut içini hoş!
Durmaksızın kurulup yıkılan bu evrende
Alacağın bir nefestir, o da boştur boş!
-
Bu varlığımla var değilim ben kendiliğimden
Bu karanlık yola elbet kendim çıkmadım.
Bendeki varlık bir varlıtan gelmiş
Kim ki ben dediğin, nerede, ne vakit vardı?
-
Sevinci bul kederin içinde, öyle yaşa;
Haklı ol şu haksız dünyada, öyle yaşa
Nasısa sonu yokluktur bu dünyanın,
Neyin var neyin yok kurtul da öyle yaşa.
-
Bir çoralılıkta can verinceye kadar
Eline ne geçer ki dertten başka?
Dünyadan en çabuk gidene ne mutlu
Hele hiç gelmeyene bu dünyaya!..
-
Asıl ermiş içinde kin beslemeyendir
Korkusuzca varlığını hiçe sayandır
Bu topraktaki en saf kiÅŸi
Sağlıklıykan topraklaşmış olandır.
-
Sendeyse ferman, güzel yaşamak da bizde;
Bu sarhoşluğumuzla senden ayığız.
İnsan kanı içersin sen, biz ise üzüm kanı;
Yeter be artık sultanım, kötülük hangimizde?
-
Bahar gider yazlar, kış gelir
Serilir varlığın yaprakları tek tek;
İç şarabı, keder yeme, bak ne demiş ermiş;
Dünyanın dertleri zehirdir, panzehir de şarap.
-
kamer genç'in dediği gibi:
anlayana sivrisinek das anlar davul..
anlayana davul az sivrisinek saz...
anlayana savul daz divrisinek az..
işte yani sivrisinek davul olayı...
kan çıkmazsa para yok der hay allah
höst höst itişmeyin lan hergeleler, saygılı olun biraz da kamuya açık bir alan burası 8)
tey tey tey
fensder squire
e-bow
fender amfi
zoom processor
tey tey tey
2000 yıl geç doğan bir insanın güzel hayalleri
neÅŸeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee!
baÅŸkent adana!
tey tey tey
alkole devam,
oyuna devam 8]
basur basur hey
Kara basur için üç kere
tey tey tey
Ben gene kaçırdım bu yapı kredinin mülakatını sikicem ya ulen uyaya kalıyom hep ama olsun en azından ihtiyacı olanları alırlar şimdi benim yerime kısmet tabi bişi demeden yola devam.
Cumartesi, Şubat 14, 2004 8:31 ÖS
123
ve aynen devam...
Çarşamba, Şubat 11, 2004 12:09 ÖÖ
ve ani kusma anlarına devam ediyorum. işten ayrıldım. 8)
ne kaybettim , hiç bir şey. vermediğim bir şeyi nasıl kaybederim ki. ama bir de verirsin ve kaybedersin. bisiklet pedalı gibi olursun. komik belki ama gerçek gibi. sürekli yere sürtünen ama ilerleyen iki tekerleğin arasında, onlara hareket veren, zincire vurulmuş bir pedal gibi. üstünüze birisi basar ve ilerler, onlar için bu kadar basittir. ama sizin üzerinizde çamur kalır, pislik kalır. temizleyemezsiniz de, malum elleriniz yoktur.
bu bisikletin gideceği yer bizi ilgilendirmez, pedalı çeviren aklında karar verir ne istediğine. siz de mecburen gidersiniz. bir kere bir döngüye girmişsinizdir. kırılana dek döner durursunuz. kırılınca da iki ihtimal vardır, ya kaybedecek bir şeyiniz yoktur, ya da işe yaramazsınızdır. siz seçin. ama yol hep vardır. birileri hep ilerler. ve neden biliyor musunuz? sadece ileriye gitmek istedikleri için. bilmezler ama ilerinin de orayla burayla aynı olduğunu. onların da bir karnavalda, lunaparkta dairesel dönüp gösteri yapan kuklalar olduklarını siz bilirsiniz sadece. onlar ise yine onlara benzeyen alkışlarla, parayla kendilerini kaybetmişlerdir. halbuki bir pedal ne ister ki? hiç bir şey.
sadece iş değil bu, daha bir çok şey. küçük beyinleri isteyenler anlamazlar ama, dedim ya onlar yol peşindedir, yaşayarak öğrenmek peşindedir, giderken bir çukura girip düşüceklerini ve sizinde düşeceğinizi bilmezler.
peki bu yüzden ne yapmalı? nasıl yapmalı?
tek çözüm şu ki izin vermemeli! bir bisikletçinin rafında birinin ihtiyacı olup da alacağı güne kadar pedal beklemeli, ya da kırılmalı, bir çöplükte yüzyıllar sonra yok olana dek, acısı geçene dek beklemeli.
ucaf bir çocuğun bisikleti dahi insana bu kadar şey anlatabiliyorsa sokakların ne suçu var? yok tabi ki. onlar da nesne. arıza insanda. daha fazla alkolle yavaş yavaş öldürmek lazım bu yüzden onları, genlerini ortadan kaldırmak lazım. malum kirletiyorlar dünyayı. o güne dek mümkün oldukça bulaşmayın pis genlere. bırakın kendi kendilerine ölsünler, hak ettikleri gibi, kendilerini yok ettikleri gibi.
ölü falan da zannetmezler kendilerini, sadece öyledirler.
Pazartesi, Şubat 09, 2004 10:30 ÖS
her şey kötü. hayata direnişe devam. maddi dünyasal asalaklara ölüm.
aklına gelen her şeyi dene. mutlaka hatırlarsın kanka. ulan onca zaman sonra bir şeyler yazacak oluyorsun ama onda da şifreni hatırlamıyorsun he. tebrikler.
bende bi ton şey yazacaktım, unuttum ama. kısa durum hali 67 kilo olmuşum, bünye zayıflar ama karakter asla! alkole sigaraya aynen devam, ara vermemek gerek. şanssızlığa da . pazar günü istanbul'a döndüğümde çelebi ile taksim' e gittik. 90milyon alkole vermişiz. gece 1 sularında bankaları geziyoduk. banka bulduk arabayı kurtardık, eve dönmek üzere yola çıktık. 1,5 gibi bu sefer de benzin bitti unkapanı'nda. 2,5 da evdeydim. 6 da kalktım ve işe gittim. gün boyu gözlerim kapandı, yıkılmadım ama hiç, sallandım sık sık 8) . unutma! nefes al! nefes ver! nefes al! nefes ver!..
he sahi bir de sayın sevgililer, 14 şubat için planınız nedir. biz, kimine göre triballer, kimine göre bahtsızlar, kimine göre kaybedenler, kimine göre dengesizler, kimine göre aptallar, bir şeyler yapalım diyoruz da öncelikle size soralım dedik. ulan bunlar burda konuşulmaz ki. neyse telefonda konuşuruz.
bir de tek cümleyle: ruhla dünya arasına kurmak üzere bir köprü lazım, hayal lazım, hedef lazım. diye bir cümle yazıyordum ama keyfin kaçtı aniden. somurttum.of
kan çıkmazsa para yok.
Erkan ben ÅŸifremi unuttum!
Erkan galiba ben aptalım.Erkan kayboldum, şifremi de unuttum.Ayy karizmatik bişiler yazıcaktım ama şifremi hatırlayamıyorum
Sen hatırlıyo musun şeker?
Nı hah hahaa haha ha
Haaaaak tu!
ATAK!!!
hayda bre
Pazartesi, Şubat 02, 2004 11:02 ÖS
tey tey absolut tey tey
yarın akşam geliyom tey tey tey...
eheheheheheh
neÅŸe neÅŸe
yok agalar, ben sigarasız yapamayacağım.
yaşadığımı hissettiğim zaman bırakırım, o zamana kadar en fazla az içmeye çalışırım. ayrıca maske dediğin, nefes darlığı dediğin nedir ki. değil mi? 8)
öğleden sonra kar yağışı başladı. süper oldu her yer. bi terslik olmazsa yarın yola çıkıp istanbul'a geliyoruz. küçükyalı'da takılacağım bir süre. görüşeceğiz. absolut var 3 şişe dolapta. yılbaşından kalma. bozulmasın onlar 8)
erkan gel, gel erkan gel
erkan ne zaman geliyon gelince bi alo de görüşelim ben çok sıkılıyom istanbulda. İstanbulun ta .
Pazar, Şubat 01, 2004 1:44 ÖÖ
erkan bolu'dan bildiriyor:
söylenebilecek tek laf,
live and let die!
erkan,bosver haber, bolu.