ash tray'den rubailer
insan ola,
beri gele,
nasibini almaya,
tiz kellesi vurula,
nam olmaya,
kendin buluna.
yine ÅŸarap denile,
dünya döne tersine,
kimi der düze,
kimi der düzüle.
2000 yıl geç gelmişiz dünyaya. biz erdem peşindeyken, insanlar para ve güç peşindeyken çok büyük bir farklılık bu. bize bize lazım, başka bir şey değil. bak erkan oğur'a .. türkülerle konuşmayı unutmuş adam...
yarim senden ayrılalı mesela...
yarim senden ayrılalı,
hali zaman oldu gel gel,
bak gözümden akan yaşım,
ab-ı reva oldu gel gel,
oldu gel gel.
--
böyle mi olur küsüp gitmek,
seni seveni terk etmek,
haram oldu yemek içmek,
iÅŸim figan oldu gel gel,
oldu gel gel.
--
kul aşık eller varmaya,
varıpta haber sormaya,
yetiş namazım kılmaya,
seni seven öldü gel gel,
öldü gel gel.
--
okumayanlara mesaj olsun diye, kusmak olsun diye değil. evet gözyaşı akıtır bu yorum. ama asıl demek istediğim, şunu görebilmek lazım; ölüm!
hepimiz bir noktada fuad'ı kırarız. bizi birleştiren bu. hepimiz hayata hayal kırıklığıyla devam ediyoruz. hepimiz bizi doğurmasalardı diyoruz, vazgeçip hayattan, sonra bir şekilde birbirimizden omuz alıp geri dönüyoruz. kan akıtmak istiyoruz. ama ölüm gerçek! hepimiz bir noktada öldük. geriye ne kaldı peki?
sizden geriye ne kaldı?
en kötü anımı gördünüz, umarım en iyi anımda da siz yanımda olursunuz, kan kardeşim, can dostlarım, eski dostlarım, sevdiklerim...
"..ne ettik ne gördük şu fani dünyada kötülükten gayri...."