Cuma, Ocak 30, 2004 10:10 ÖS

sayın arkadaşlar
dağ da benim kayış da. kopan kopar, kopmayan gazidir. zatürrenin mına koyim, size bir şey olmasın. bayram seyran, bolu yolları yine. erken geleceğim yalnız. istanbul izmit arası bi yerlerde. ben bir an önce toparlanırsam inşallah, içip sızmak üzere.

küçük emrah filmi gibi oldu hayatım.
ayrıca;

maskulinist kaybedenler geri döndü!
sawarage  # 10:10 ÖS

iÅŸte
Perşembe, Ocak 29, 2004 11:25 ÖS

işte sonunda erkan kayışı kopardı canım benim.
Mırıt  # 11:25 ÖS

kriz geliyorum demez, gelir. artçı depremler de öyle.

biz lazım bi de alkol. bi de ıssız ada lazım. bi de beyoğlu üsküdar.. uf lan amma çok şey lazım size. ben ıssız bir ada, orhan veli ve rakıya fitim. beklerim. .. aaa yaşamak için bi hayal buldum bak. benim ilerde bir gün bir adam olacak. napıcaksam adayı tek başıma.. özel mülkiyet gerçi. izinsiz gireni vururum, mahkumiyet de almam. bi de bir sürü kitap film cd felan alırım. sabah akşam sanat sanat sanat yapar entel dantel olurum. arkadaşlar gelirler dağıtır yeraltından gelen şehir ozanı olurum. ne alaka.. alaaaa. benim konuşacak insana ihtiyacım var galiba. salak saçma konuşmaya yazmaya başlamışım. .. 5 yıl sonra sigara içmeden geçen tam 4 gün. skicem bu insanları da hayvanları da. kan çıkmazsa para yok. oof of. defolun!
sawarage  # 10:00 ÖS

ehe

bide rakı olacak yanında balığın, haa unutmadan bide batuman.
Mırıt  # 12:04 ÖÖ

Çarşamba, Ocak 28, 2004 9:59 ÖS

kim korkar zatürreden?
korunmanın yolu balık
sawarage  # 9:59 ÖS

Salı, Ocak 27, 2004 8:38 ÖS

sigara nerelerde, nasıl içilir?
biri(leri)ni beklerken.. zaman geçsin diye her hangi bir yerde.. yapacak bir şey bulunamamışken.. kitap okurken.. yatmadan önce güne pencereden bakarak veda ederken.. gün batımını/doğumunu izlerken.. vapurda boğazı geçerken.. yağmurda karda yürürken.. sabah uyanıldığında, bok gibi bir gün daha başladı dedikten sonra.. kahve içerken.. çay içerken.. muhabbet ederken.. ağlamamaya çalışırken.. ve daha bir sürü yerde .. ne kötü şeymiş bu hastalık. cidden insana tek gereken keyif ve sağlık. ikisi olduktan sonra herşey mümkün. ama bizim sanırım bunlar için de çabalamamız gerekiyor. 8)
sawarage  # 8:38 ÖS

Pazartesi, Ocak 26, 2004 9:27 ÖS

Evveeeeeeeeeeettt

Muratımın da resmini ekledim senin dediin şeye de baktım erkanım ancak bir sonuca varamadım bugun ii bir gundu neden ii derseniz bilmiyorum sadece iyi hissettim sanırım uzun zamandır goremediğim kankalarımla kendimizce dolu dolu bir hafta sonu gecirmek sanırım iyi geldi bana siz olmasanız hayatın koşturması içerisinde kaybolup gitmiş sıradan biri olacaktım iyiki varsınız. İyiki
ELvenBow  # 9:27 ÖS


görüşürüz tabi de bende hastalandım. zatürre miymiş neymiş, sigara ciğerlerimin içine sıçmış, eğer doktor gözümü korkutmak için söylemediyse.. konuşuruz ayrıntıyla. hatta dur ben seni arıyayım şimdi. 8)
sawarage  # 1:30 ÖS

Sefkili Erkan

ben pazar günü dönemedim izmite p.tesi dönüp çarşamba tekrar istanbula dönücem. sanırım hafta sonu görüşebiliriz ama
bilmiyom kesin diil hafta sonu aile falan durumlar da olabilir ama olsun senede bir gün de olsa seni görsem bana yeter :PPP
Mırıt  # 12:14 ÖÖ

Salı, Ocak 20, 2004 10:19 ÖS

umutsuz yaşayamaz derler insanlar için (nutuk atarken ben de derim, sadece normal insanlara). ulaşabildikleri sürece umutlar hedefleridir. düzenli bir şekilde planlarına uyup hedeflerine ulaşabilirler mi peki?
hayır.
sadece o anı geçirirler. o umut işte o an yaşadıklarını unutturur onlara. tek amaçları da belki unutmaktır, bilmediklerini.
o umut onları yaşlandırır, tabuta sokar. farkında olmak ise en kötüsü. flu müziği gelir sonra yavaştan. dalar gider erkan:
bir martı sesi, dalga sesleriyle beraber. sonra gitar gelir ebow la beraber. solo başlar. ağlayan birileri var demek ki benim yerime. herşeyi yanlış yaptığınızı düşünmüşsünüzdür. hayatınızın karşısına iki nokta üstüste koysanız, devamına ne yazacağınızı bilemediğiniz anlar. yaşıyor musunuz?! hissetmeniz için sağınızı solunuza kesmenize gerek yok...
acı çekiyorum o halde yaşıyorum.

sen sınırsın, dumansın. yakardım seni gerçek olsaydın.
oysa alevlerin eski bir şarkıdır, bulut bulut karartan havayı.
bir mum ışığı yeter içimize, bu sonbaharı aydınlatan.
bir eski şarkı susar içimize, hepsi bu.
bir mum ışığı...
karasını bilmeyen aklara düştüler, sıcak ülkelere göçemez bu sefer. artık martı, deniz soğuk, mevsim bulut.
sen kendini, kendini sevmeyi öğren.
(flu, vakti zamanından)

sawarage  # 10:19 ÖS


New Model Army>Long Goodbye
Holed up in your little room, we talk for hour on empty hour, pacing up and down between the walls that we have built ourselves. No more with the long goodbye, I can't stand another tear; I won't wait for the bell to toll - straight on for the days ahead, straight on for the days ahead . . .
You act as drowning, letting go the fingers one by one. Come on, there's life beyond the tomb that we have built ourselves; no more with the long goodbye . . .
We don't even dare to look each other in the eyes, or say whatever's on our minds . . .
These crushing moments show the kind of people we've become, seal betrayal with a kiss - and let it all be over, finished, done . . .
It feels so good to kill the thing that stood between the truth and I Make it fast and make it clean and let the blood run down
No more with the long goodbye . . .
sawarage  # 10:06 ÖS

Pazartesi, Ocak 19, 2004 9:32 ÖS

gün ortasında
melekler görünürdü gözüme.
ayakları
yerdeki it boklarına ve çiğnenmiş sakızlara
sımsıkı basarken.


....bir de.........

Show me the way To the next whiskey bar Oh, don't ask why For if we don't find The next whiskey bar
I tell you we must die I tell you we must die I tell you, I tell you I tell you we must die
Oh, moon of Alabama We now must say goodbye We've lost our good old mama
And must have whiskey, oh, you now why

sawarage  # 9:32 ÖS

Pazar, Ocak 18, 2004 3:08 ÖS

ooff of...
neden böyle ki?
azcık iyi bir şeyler olamaz mı bu hayatta?!
sawarage  # 3:08 ÖS

Pazartesi, Ocak 12, 2004 9:47 ÖS

insan çamurdan yaratılmış. biraz toprak biraz da su yani. bu ikisini karıştırırsın, şekil verirsin ve al sana insan!
ama;
kimisi vardır, duru bir göl gibidir, toprağı azdır. huzur verir, sakindir, sessizdir. bakarsınız içini görürsünüz, içinin temiz olduğunu görürsünüz. arada bir sert rüzgar eser, gölün dibindeki kumlar suyu bulandırır. ama zamanla, herşeyde olduğu gibi zamanla dibe çöker, içine çöker. durulur sonra yine, unutur.
kimisi vardır, bataklıktır, geçmenize izin vermez, canlar alır. içindeki herşey çürümüştür, yılanlar gezer yerli yersiz. güneş ışığını geçirmez, yağmur bile temizleyemez onu. kendi haline bırakmanız gerekir. çünkü zaten kendi kendine o hale gelmiştir. yardımınıza ihtiyacı yoktur. gelenleri yutar, çürütür ve onlarla büyür.
kimisi vardır, suyu fazla sevmez, barındırmaz. kayadır, serttir. içinden elmas da çıkabilir, kömür de. istediğiniz şekle sokamazsınız, kırılabilir, paramparça olabilir. ya da rodin çıkar gelir bir gün mezarından. düşünen adamı, düşünmek istemeyen adam yapar, bir şaheser yok olması gerektiği gibi yok olur.
kimisi vardır, nadasa bırakıldığı için hayata küsmüş bir tarlanın toprağıdır. o suya, su ona kavuşmayı bekler, bir çiçeği büyütebilmek için. ama baharı beklerler genelde kavuşmak için. çünkü o zaman yaşatabilirler gül ile bülbülün aşkını.
daha kimbilir kimileri vardır..
he bir de şehirde ikamet edenler.. toprak sürekli makyajlanır, gübrelenir, betonla üstü bile kapatılır, çiçekler elle dikilir, ağaçlar kesilir, buluşturamazsınız bir türlü su ile toprağı. bir insan tutturamazsınız belki de. kaldırım taşlarının altında ise kumsal vardır.
içine kan, ter ve gözyaşı işleyen toprak, istemez sonra başka canları, mezar olmak istemez. toplu mezarlar barındırsa da bir yerlerinde, tek bir papatya büyütmek ister, tek bir papatya.

sawarage  # 9:47 ÖS

Çarşamba, Ocak 07, 2004 10:01 ÖS

sesimi duyan yok mu?
olağanüstü bir şey.
özgürlük!
ölmeye de yaşamaya da yetecek kadar özgürlük!
sawarage  # 10:01 ÖS

Cuma, Ocak 02, 2004 8:54 ÖS

ölü ama başarılı
sawarage  # 8:54 ÖS

ARCHIVES
11/01/2003 - 12/01/2003
12/01/2003 - 01/01/2004
01/01/2004 - 02/01/2004
02/01/2004 - 03/01/2004
03/01/2004 - 04/01/2004
04/01/2004 - 05/01/2004
05/01/2004 - 06/01/2004
06/01/2004 - 07/01/2004
07/01/2004 - 08/01/2004
08/01/2004 - 09/01/2004
09/01/2004 - 10/01/2004
10/01/2004 - 11/01/2004
11/01/2004 - 12/01/2004
12/01/2004 - 01/01/2005
01/01/2005 - 02/01/2005
02/01/2005 - 03/01/2005
03/01/2005 - 04/01/2005
04/01/2005 - 05/01/2005
05/01/2005 - 06/01/2005
06/01/2005 - 07/01/2005
07/01/2005 - 08/01/2005
08/01/2005 - 09/01/2005
09/01/2005 - 10/01/2005
10/01/2005 - 11/01/2005
01/01/2007 - 02/01/2007
02/01/2007 - 03/01/2007
03/01/2007 - 04/01/2007
04/01/2007 - 05/01/2007
05/01/2007 - 06/01/2007
06/01/2007 - 07/01/2007
07/01/2007 - 08/01/2007
09/01/2007 - 10/01/2007
10/01/2007 - 11/01/2007
11/01/2007 - 12/01/2007
12/01/2007 - 01/01/2008
01/01/2008 - 02/01/2008
02/01/2008 - 03/01/2008
03/01/2008 - 04/01/2008
08/01/2010 - 09/01/2010
09/01/2010 - 10/01/2010

decadencé
"bakakalirim giden geminin ardindan atamam kendimi denize, dunya guzel. serde erkeklik var, aglayamam."

Get awesome blog templates like this one from BlogSkins.com