...
Pazartesi, Eylül 24, 2007 5:42 ÖS

Valla Batuman'im ne diyeyimki acik ve aci sekilde yazmissin iste aslinda hepimizin icinde bulundugu durumu. Eskiden olmakdan korktugumuz kisileriz artik. Korkularimiz ve endiselerimiz hep ay sonuna. Biri bu "ayni" yi aciklasin derken belki en azindan birimizde hala bir farklilik vardir umudundaydim. Anladimki hayat zaten bizden bunu istiyor.

Benim aynilarim icerisinde bir fark var su sira, dil okulunu bitirdigim icin okuldan ayriliyorum dolayisiyla buradaki part-time isimden de, 1 hafta sonra issiz kalicam ve ben hala yeni bir is bulamadim. bakalim yeni okulun kampusunde haftada 20 saat calisma iznim olacak onun icin resumemi guncelliyorum bugun dekan a goturecegim belki bir is cikar umuduyla :D sonra aksamada 3-5 pizzaciya daha gidip eleman lazimmiymis ona bakacagim.

Master onumuzdeki hafta basliyor, heyecanliyim hani birazda olsa ama acayip zor olacak hissediyorum simdiden. neyse bakalim gorecegiz.

fotograflar yalan abi siktir edin, gecmisi birakin gecmiste kalsin, guzel gunler fotograflarda aci veriyor birakin sadece konusarak hatirlayalim.
ELvenBow  # 5:42 ÖS

antuan lan
Perşembe, Eylül 20, 2007 8:32 ÖS

olm senin fotonu çekecek olan afakan, ben değil. aşağıdaki yazıyı ben post etmiş olsamda yazı sahibi afakan insandır. Anjante
sawarage  # 8:32 ÖS

Naber ?
Salı, Eylül 18, 2007 9:39 ÖÖ

Artık insanlarla yeni tanışma kelimem bu ... Naber? Kısa ,öz , anlamını ve niyeti içinde barındırıyor..

Bu kısa anektod sonrasında sanırım sorularınızı yanıtlayabilirim.

Berkay'cım taaa Amerikalardan mıkır mıkır etmeyi biliyosun, aynı lan işte herşey, aynı.
Sen gittiğinde de içiyodum hala içiyorum, sen giderkende bi sevgilim yoktu hala yok, sen giderkende bu şirkette çalışıyorum halen buradayım.
Bi fark gitar aldım onuda söledim.

Sen giderkende iki kolum iki bacağım vardı hala aynı.

Canım Berkay'ım belkide bu " aynı " cevabını vermek en çok insanı sıkan ve yoran, çünkü artık herşey çok tekdüze ve çok 9-6 arası.

Sende kalkmış açıkla diyorsun ne diyeyim sana. Bu gün işe gelirken hergün geçtiğim sokaklardan değilde bir başkasından geçtim ve son zamanlardaki en büyük değiişiklik bu.
Anlıyormusun canım, herşey o kadar aynı ki artık birkaç gün öncesiyle bu günü ayıran hiçbirşey kalmadı diyebilirim.Günlerin kendine has kokuları ve heyecanları gitti sanki. Artık hergün biraz daha eşyaya, taksite bağımlı bir hayatımız oluyor ve şehirden kaçabilme , bu vahşi yerden kurtulabilme ihtimalimizi hegün daha azaltıyor ve imkansız hale getirmek için çalışıyoruz.

Cep telefonsuz ve kredi kartsız bir hayatımız olamaz artık yaşadığımız yerde.Taksitler, vergiler, stopajlar, ekstreer, bişiler bişiler. Kendi icat ettiğimiz bu şeylerin etimizin içine kadar işlemesine izin verip migrosta, carrefourda sosyalleşmek zorunda kalıyoruz. Herkes gibi pazar günü dışarı çıkıp yağmur yağdığında öcüymüş gibi çamurdan kaçıp kendi özümüzden, içimizdekilerden doğadan bizi en başta insan yapan, farklı kılan herşeyden son sürat uzaklaşıyoruz sanki ve hepimiz artık birbirimize benziyoruz.

Herkesin sebebi farklıdır belki ama kendi adıma, uğruna özgürlüğümden vazgeçtiğim, hayallerimden feragat ettiğim şeyin sadece bir maaş ve karşılığında şehirde yaşama lüksü olmasına çok bozuluyorum. Anlatabiliyormuyum Berkay sadece bir maaş için beni ben yapan herşeyden yavaş yavaş vazgeçip bende herkese ayak uyduruyorum.
Artık yoruluyorum, fazla içemiyorum, giyimime dikkat ediyorum falan yapıyorum filan ediyorum, artık benimde hayatım sadece iş , artık sadece para ve başarı düşünüyorum.

Neyse bu kadar zırlama yeter sanırım.Günümüze geri dönersek dediğim gibi herşey aynı sadece sağlıklı takılmak oruç tutmak yaramadı ramazanın 3. günü hastalandım hala çemçük gibiyim.

Bu arada Erkan Kilitçiyan ne yapacan lan ben aşık olursam fotoğrafı ? Burdan ne anlamalıyım :D

Kendinize çok iyi davranın

Tipsiz Batuman
batuman  # 9:39 ÖÖ

afakan der ki:
Salı, Eylül 11, 2007 7:38 ÖS

Eski Günler...
Durup bakmak, tek yaptığımız buydu...
Öylece geçip giden zamanın ortasında sadece durup bakıyorduk, öyle hızla değişiyordu ki herşey ve öyle yavaş...
Yüksek bir duvardan düşmek gibi, kollarımızı açıp o son anı yakalamak için,
Şimdi hepimiz anladık, hayatı, sanat'ıHikayeler ve kahramanlar ne kadar düz ve sıradan...
Anlamı katan seyircilermiş filme
Gene de yaprağın yeşilinin ne kadar canlı olabileceğini bilmek güzel,
Gökyüzünün mavisinin insanın nefesini kesebileceğini, bakmayı bilince...
Hızla akıp gidiyor herşey, uzayıp giden ışıktan çizgiler fotoğraflardaki,
Bir an durup gözlerimi kapattığımda
Gülümseyebilmek güzel.
ilk gördüğüm hallerinizle karşımda, daha çok zaman ayırmalıyız birbirimize belki...
Hayat durup düşünmek için kısa, nefes alıp vermek için uzun
Yapılacak işler, çekilecek filmler var daha önümüzde
Geçecek günler iyi yada kötü bilmeden...
Sıkı durun ve sağlam vurun, daha çok karşılaşırız birbirimizle.
Bizler zamanın durduğu yerden geldik
Orada olan herkes bilir ki bir günde 24 saat yetmez yaşamaya...

Yapılacak işler;
------------------
Erkanın düğününü gör.
Muratı Askere uğurla, gidemezse düğününde oyna.
Batu tekrar aşık olursa kızla fotosunu çek.
Çok para kazan..

Gördüğünüz gibi çook yoğunum...Kendinize ii bakın. Utandım, utandım.....
sawarage  # 7:38 ÖS

nostalji
Salı, Eylül 04, 2007 12:40 ÖÖ



Yillar yanlis hatirlamiyorsam 2002. 2003 ve 2004 yillari olmasi lazim. Neydi o gunler dedirtecek cinsten bir universite yasamiydi, bir coklari geldi, daha cogu gitti geriye sadece biz kaldik. Peki biz ne haldeyiz sanirim darma dagin ve bir haber...

Kim neler yapiyor neler ediyor tamamen bir haberim aslinda, herkes ayni diyor ama bu ayninin tanimi ne? birileri cikip anlatirsa sevirinim valla

Antuan efendi, yeni beste var mi? bir ara yollada dinleyelim kulagimizin pasi acilsin ya,
Murat sen bass calabilion mu artik, Erkan nabtin olm gitar kofeke bagladi mi
siz bir aradaya gelip neden iki bisi tingirdatmiyorsunuz ya :(

Atakan laf atmiyorum artik nasilsa cevap gelmio :D


Dikkatimi cektide bu arada batu senin saclarin varmis olm, erkan seninkilerde simsiyahmis :) bende amma zayifmisim be kardesim
ELvenBow  # 12:40 ÖÖ

Pazartesi, Eylül 03, 2007 9:48 ÖS


Dünya ne güzel değil mi kankalar ya? alkol alınca ve güzel müzik dinliyorsam fark ediyorum gerçi ben.. fark mı fuck mı anlamadım. herşeyi de anlamak gerenkmiyor (antuan'ı anma)
yau kaç yaşına geldik ben hala ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir derdindeyim. Herşeyi hala fazlasıyla ciddiye alıyorum gerçi, ama o benim 'kavgam', siz karışmayın, karışsanız da ben hala aynı ben'im, o da var. o neyse, varsa, teke tek karşıma çıkmıyo hiç. çıksa baygın taklidi yapma ihtimalim de muhtemel.
hayatın kokusu veya tadı nedir, tanımlasanıza. ekşi mi tatlı mı buruk mu acı mı meyvemsi mi ferah mı....
yaş oldu 28 ulan daha dün atıp tutup esip gürleyip duruyorduk..Pnar nooldu???
afakan adam evlendi, evli barklı oldu, omuzları neyseki geniş, sorumluluk kaldırıyor hep,
antuan yaşayıp da öğrenecem derdinde, değişmedim geliştim demekte, iktidarda,
burkay amerikan ellerde, -okuduğum kadarıyla- hayat güzel, gelme geri diyorum ben inatla. oradan hawai'ye gerçersin olm, ufak bi cafe bar yeter de artar. yanardağ fotoları gönderirsin bize, kızıl tonlarda.
Mırıt anjante, hala her eve lazım, inatla bayiden istiyorum yok diyorlar.
Velhasıl hatırlamak lazım arasıra, İzmit'in suyunu hepimiz içtik, yollarında yürüyüşe çıktık, kafamız 1 milyon ton iken işkembeciye gittik salına salına, seattle diye avunduk, başka bir yer aramadık, yetinmedik keyiflendik.
Yaş 58 olunca geri kalanlarımızı görmek isterim, bakarsınız 2037'de -maziye gezinti- İzmit'e gideriz, piknik'te kahvaltı ederiz, fuar'da içeriz, gece yarısı demiryolunda yürüyüşe çıkarız, seçkin'de çorbamızı içeriz.
Çorba içenlere ölüm yok kaaardeşim
anjante velayül ala
sawarage  # 9:48 ÖS

ARCHIVES
11/01/2003 - 12/01/2003
12/01/2003 - 01/01/2004
01/01/2004 - 02/01/2004
02/01/2004 - 03/01/2004
03/01/2004 - 04/01/2004
04/01/2004 - 05/01/2004
05/01/2004 - 06/01/2004
06/01/2004 - 07/01/2004
07/01/2004 - 08/01/2004
08/01/2004 - 09/01/2004
09/01/2004 - 10/01/2004
10/01/2004 - 11/01/2004
11/01/2004 - 12/01/2004
12/01/2004 - 01/01/2005
01/01/2005 - 02/01/2005
02/01/2005 - 03/01/2005
03/01/2005 - 04/01/2005
04/01/2005 - 05/01/2005
05/01/2005 - 06/01/2005
06/01/2005 - 07/01/2005
07/01/2005 - 08/01/2005
08/01/2005 - 09/01/2005
09/01/2005 - 10/01/2005
10/01/2005 - 11/01/2005
01/01/2007 - 02/01/2007
02/01/2007 - 03/01/2007
03/01/2007 - 04/01/2007
04/01/2007 - 05/01/2007
05/01/2007 - 06/01/2007
06/01/2007 - 07/01/2007
07/01/2007 - 08/01/2007
09/01/2007 - 10/01/2007
10/01/2007 - 11/01/2007
11/01/2007 - 12/01/2007
12/01/2007 - 01/01/2008
01/01/2008 - 02/01/2008
02/01/2008 - 03/01/2008
03/01/2008 - 04/01/2008
08/01/2010 - 09/01/2010
09/01/2010 - 10/01/2010

decadencé
"bakakalirim giden geminin ardindan atamam kendimi denize, dunya guzel. serde erkeklik var, aglayamam."

Get awesome blog templates like this one from BlogSkins.com