hoÅŸbulduk
Pazar, Mayıs 29, 2005 1:48 ÖS
sıra geldi paralanmaya hayırlısıyla....
hehe
Pazartesi, Mayıs 16, 2005 1:32 ÖS
ve işte Erkan kardeşimiz hayırlısıyla dönüyor. olummm çok ösledik lan. gel gel hevesle ve merakla hatta böle şevkle seni bekliyoz. bi ıslatalım şöle süper. gitar mitar eskisi gibin.
Çabuk gel çabuk.
İstanbulda aynı bizde aynıyız.
the unbearable ligthness of being
Cumartesi, Mayıs 14, 2005 12:29 ÖS
"ilk olan hiç olmamıştır"
diyor bir alman ata sözü.. ilk defa yaşıyorum demek ki hiç olmadı bu hayat.. olmadı yani en başından beri.. acemisiyiz yaşamın. sil baştan başlamak gerek, sürünmeye, hücrelenmeye, kafeslenmeye, kısacası paralanmaya ve aşık olmaya...
ve ben diyorum ki ÅŸafak
12'den sonra 2
kısmetse salı günü çıkıyorum cezaevi duvarlarının arasından.
istanbul deÄŸiÅŸmiÅŸ midir acaba?
ya siz?
aferin paduwan
Cumartesi, Mayıs 07, 2005 12:51 ÖS
bravo yine yapacağını yapmışsın..
umarın yaşıyorsundur... saatte 110 kilometre ile giderken başka bir arabaya kafadan girmek hiç ayık bir kafaya işaret değil.. ayıkken gerçekleştiyse nasıl bir duygu? ne kadar yakındın?
hayat hala berbat mı? berbattır sanırım..
geldi benim şafak meselesine.. kaldı 9 - 10 gün.. bitmiyor.. sonu çok acıtıyor bu meretin...
lan siz iş güç sahibi yoğun insanlar?! nasılsınız? iyisinizdir umarım...
symhony of destruction kütahyadan bildirdi.
baduman istanbul hudutlarında mısın? feci özledim.. içmek lazım güzelecne.. spnra mümkünse gitar çalmak... ama önce içmek..
içmek....
decadencé
"bakakalirim giden geminin ardindan
atamam kendimi denize,
dunya guzel.
serde erkeklik var,
aglayamam."